5 Nisan 2012 Perşembe

Bir gideni vardır bu aşkın,birde bekleyeni.


Bir gideni mi vardı bu aşkın?

Bu kadar fazla uzaklaşmış olamaz sana en yakın olan elini uzattığında tutamıcak kadar,kokusunu duyamıcak,sesini hissetmicek kadar uzağına gitmiş olamaz.Kendini gördüğün insan vardır cümleleri,sesi,bakışı herşeyi senin aynındır.

Zamansız gelmiştir hayatına hiç beklemediğin bir an da herşeyden vazgeçtiğin bir zamanda.Gelişi okadar keyiflidir ki yemekten sonra içilen sigara gibidir.Öyle işler içine sonra o gider yavaş yavaş, oturur gidişini izlersin ,dur diyemezsin, kal diyemezsin öylece baka kalırsın.

Geçmişini düşünmeye başlarsın.Kimler gitmiştir ki senden ondan öncekilerle böyle bitmemiş midir?Ama sen ona daha doyamamışsındır, sen ona açsındır.O bunlardan habersiz kendi mantık kurallarına boyun eğerek seni bırakıverir.

Bazı geceler olur dua bilmeyen dilin dua etmeye başlar.Hayaller ardını alır,sonra mı?Yalvarışlarla dalarsın uykuna...

Acıtır canını sustukların,içine attıkların...Ama o hiç sormaz sana,belki de korkusundan...Korkarak yaşarsın bir aşkı ama gidişi cesurdur.

Birden bire o içinde ki çocuk büyür,adam olur.Çünkü bir çocuk masumiyeti kalmamıştır bu aşkta.Ardı arkası kesilir yaşanan herşeyin,tanıyamadığın bir kimliğe bürünür, başkalaşır, yabancılaşır...

Durursun anlamlar yüklersin gidişine.O sana ne gittim diyebilir ne de gitmiyorum.İnce bir ipin üstündedir bu aşk, senin o ipi çekmeye aşkın izin vermez, onun ipi çekmeye cesareti yoktur.Düşüş noktasını beklersin öylece.

Bir gideni vardır bu aşkın,birde bekleyeni.


                                                                                                    Hazel ŞEN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder