13 Ekim 2012 Cumartesi

Herşeyi sevdim ben.


Hayatıma giren herşeyi herkesi çok sevdim ben.

Çocukken oyuncaklarımı çok sevdim.Annemi,babamı,dedemi ve dayımı çok severek başladım hayatıma küçücük yüreğime onların kocaman sevgisini sığdırarak.

Büyüdükce daha çok sevdim onları.İlkokul öğretmenimi sevmeye başladım arkadaşlarımı.Ben büyüdükce kalbim büyüdükce sevdiklerimin sayısı da büyüdü.

Aşklarım oldu sonra benim onları da sevdim çocuksuydu çoğu çocukca duygularla sevdim onlarıda.Her geçen gün daha çok sevdiğim şeyler oldu,artık sevmediklerim gibi.Sütü daha az sever oldum,kabağı sevmez oldum,terlik giymeyi sevmez oldum ve bunun gibi bir sürü şeyi.Sigarayı sevdim alkol almayı sevdim dans etmeyi sevdim topuklu ayakkabıları sevdim.

Sonra sevdiğim her kişinin de büyükce değişceğini unutarak hala sevdim onları onlarda büyümüştü oysa arkadaşlarım.Değisimlerini göremicek kadar çok sevmiştim onları sonra onlar değişti tanıyamadığım insanlara dönüştüler.

Ailem de büyüdükce sorunlarımız değişti o sevdiğim çocuksu hayatımdan hiç iz kalmamıştı evimizde.Ben de değişmiştim,onlarda.Bencilleşen hayatın ortasında herşeyin değişimini izlerken hiç cesur değildim.Bir valizim var hala her değişim de her kaybedişte toparlayıp herşey uzaklaştığım yerlere gittiğim.

Biri vardı çok sevdiğim.Sadece bana ait olan birini çok sevdim.Çocuksu,kadınımsı her duyguyla bağlandım ona.Değişmicek tek şeyin o olduğuna bunca bencilliğin için asla onlara benzemicek olacağına inanarak her gün daha çok sevdiğim.Onunla yemek yemeği,kahve içmeyi,kavga etmeyi,ağlamayı,film izlemeyi,uyumayı herkesden ve herşeyden daha çok sevdim.Diğer herkesin çocuksu olduğuna inanarak sevdim insan bir kere aşık olur dedim.

Ama fark edemediğim bir şey vardı o da değişiyordu ve ben yine göremiyordum.Zaman geçtikce benım hissettiklerimi onun hissetmediğini anladım.Benim onunla yaptığım şeyleri onun sevmediğini aynı hayalleri kurmadığı sevmediğimizi farkettim.Bu sefer canımın acımasının ne demek olduğunu öğrendim.Gideni de sevmesini,beklemesini öğrendim.Ben gidenleri bile sevdim kalan herkesi hiçe sayarak.Sahip olamıcağım onu bile çok sevdim.

Bunca şeye rağmen hiç değişmeyen tek kişiydi dedem.Ben hala çocuktum ve o beni hala öyle seviyordu.Valizimi toplayıp hep yanına kaçtığım zamanlarda bile yaralarıma en iyi gelen şeyin o olduğunu farkettim yanında hiç ağlamadığımı farkettim herşeyden uzaklaştığımı.

Şimdi yine elim de valizim en huzurlu olduğum yere doğru...

                                                                            Hazel Şen

15 Nisan 2012 Pazar

Başka Tenlerde Başka Aşklarda


Bitişine binlerce anlamlar yüklerken,affetmek için tek bir neden aradım.

Olabilirdi yeniden sevicektim gerçi ben seni sevmişmiydim?Biz birbirimizi sevmişmiydik?Neydi beni sana bağlayan?Tenine dokunan herkesden nefret etmeme neden olan?

Zaman benim için uzun bir süreçti.Beklemek,seni beklemek sanki işimdi sanki amacımdı.İşsiz kaldım gibi geliyor şimdi vazgeçmek zorundaydım ama senden.

Çok aşklar görmüştüm ben,senin bilmediğin,çok mutlu anılarım olmuştu.Kapanmıştı ama sen gelince hepsi.Onca aşk içinde hiç bu kadar yanmamıştı canım.

Canının yanması kelimesi eline sıcak su dökülünce hissettiğin gibi birşey değil.Kalbinin acıdığını hissedersin,hiç olmadık bir anda ağlamaya başlarsın ve rüyalar görürsün sonraları uyuyamazsın.

Yanında kimse olmaz bir de insanlar iyi gün dostudur ya daha iyi anlarsın çevrende ki herkesi.

Sen tek bir cümle kurdun bunca acının üstüne umutlandım yine kadınım ben umut etmeyi severim.Farkında olmadan gülümsettin yüzümü sonra mı?Yine her zaman yaptığın gibi hayal kırıklığı.

Bir gün eğer beni anlarsan,dinlersen.Bilmediğin,görmediğin,hissetmediğin yüzlerce şey anlatabilirim sana.

Seni affedebilmek için tek bir nedenim yok can yakıcı bir nokta aslında.Bunları okusan belki sana anlatamadıklarımı,konuşamadıklarımı tahmin edebilirsin.

Ne önemi var ki keşke biz sevmeyi ve sadık olmayı becerebilseydik.Ama ona bile yeteneği olmayan iki ruhumuz.Unutmadım ruhlarımız birbirine eş,senle ben hala aynıyız.Ayrı şehirlerde olsak bile aynı geceyi sabahlarız.Sadece artık aynı beden ve aynı kalpte olamayız.Başka tenlerde başka aşklarda yeni bir yaşam sevinci buluruz.

                                                                          Hazel Şen

13 Nisan 2012 Cuma

Tüm Götlere Sevgiler!


Hepimizin hayatına giren mutlaka göt bir insan vardır.

O götler olmasa aslında hayat pek çekilir hal almıyor.Ne biliyim bir aksiyon, bir heycan ,bir acı ,bir mutluluk, derken en sonrasında hadi bir siktir git oluveriyor.

Siktir gitten sonrasın da ki evreler!

Kadının canı yanmış ve deli gibi gözünü kin,nefret,intikam bürümüşse.İlk önce onu sakinleştiricek ona hak vericek arkadaş grubuyla uzun telefon görüşmeleri ve buluşmalar başlar.Kadın iyice gaza gelir.Sıra da ise falcı ve kuaför ikilisi vardır.Kendine bunun bir terapi olduğuna inandırır her kadın.

Yolda görse falan bir kaşık su da boğacaktır ki Allah bilerek uzun zaman karşısına çıkarmaz.

Götlerle olan ilişkinin özeti!

Erkeklerin ilk zaman canım,cicimleri,kadının işte hayatımın aşkı ya buldum falan şeklin de ortalıkta gezinme süresi.Sonra uzun konuşmalar,mesajlaşmalar,balımlar,böceklerim tuvalette bile mesaj atar mı diye telefonla gitme süreleri.Aradan akıp geçen hızlı zaman, götlüklerin yavaş yavaş ortaya çıkmasıyla dengeleri bozar.
Erkek bir den ilgi nedir bilmeyen, mesaj atmadan duramayan adam ben mesajlaşmayı sevmem süreleri olarak bir değişim sürecine girer.Bu süre aslında onun için de ki gerçek duygularını ortaya koyduğu süreçtir.Ve sonra mı?Kadın aman bozulmasın aman düzelir derken hoopp gelir kahpenin biri seninkinin koynuna giriverir.Bu zaman da hemcinsinden korkcaksın zaten!Ne olucam demeden ne oldum durumunda göt gibi kalırsın.

Kabus dönemler!

Rüyalar da intikam aldığını,başkasıyla seviştiğini falan görüp geceleri uyanır ardından söver söver,bir sigara yakar tekrar yatarsın.O artık göt olduğunu o kadar belli eder ki kadınlar bunu anladığın da gözü dönmüş bir caniye dönüşüverir.

Benden ayrılırsa da mutlu olsun isterim ayakları tamamen uydurma! O seni terketcek belanı sikcek sonra mutlu olsun mu?Yicek yemek,yatacak yer bulamasın asıl cevabı.Hala bu kadar iyi niyetli bir kadın kaldığına inanmıyorum.

Yenilenmeye başlama!

Kadın birden 'Ona mı kaldım ben?Sanki kimse yok etrafım da' şeklinde kendini gaza getirerek ve ona yavşayan bir iki erkekle konuşarak tamamen egosunu tatmin eder ve yeniden doğuşuna imza atar.

Götler mi? Adları anılmaz,konusu açıldığın da ismi yerine çeşitli küfürler eklenir ve hiç saygıyla anılmaz güzeldi saygı duyuyorum denmez.Onlar hep göt olarak kalır.Tüm götlere sevgiler.

                                                                            Hazel ŞEN

12 Nisan 2012 Perşembe

Ah Benim Büyük Salaklığımsın!


Ah benim büyük salaklığımsın!

Bok mu vardı ki? Düzeldim.Bok mu ki vardı? Muhteşem hayatımdan vazgeçtim.Bok mu vardı ki? Geçmişte en çok sevdiğim adamdan bir orospu çocuğu için vazgeçtim?

Biz kadınlar gözü kör olabilir severken ama hislerimiz asla yanılmaz işte ne zaman hayatımıza bir orospu çocuğu girse biliriz ki can acıtır o yüzden bir aslan gibi hep tetikte bekleriz.

Ah ımız tutar yaşanmayan hiç bir şey olmasa da ağladığımız gecelerin,beklediğimiz günlerin,sabahladığımız zamanların ahı tutar.

Söylenen sözler iz bırakır canın yanar.Sen bir kadının canını yaktın mı hiç?Güvenini hiçe saydın mı?

Ah beyni olmayan adam başın büyük dertte eğer bunları yaptıysan!

Yenilenirim ben 3 gün sonra bambaşka olurum unutmam!Unuttuğum da seni özlediğim de tekrar tekrar acı çekceğimi bilsem bile açar bakarım o fotoğraflara,mesajlara ve bir daha nefret ederim senden!

Peki ya sen?Pişmanlık ne bilmiceğini mi sanıyorsun?Hiç görmiceğini mi sanıyorsun beni?Gördüğün de tesadüfen bir cafede ya da yolda yüzüme bakabilcek misin?Baktığın da ya da konuştuğun da tükürüklerimle boğabilmeyi seni çok isterim, yetmez aslında bana yaşatıkların yanında bunlar.

Ah benim boş beynim!

Akıllandın mı şimdi?Her güzel iki söze kanmamayı,herkese güvenmemeyi,kimseyi sevmemeyi öğrendin mi?

Benim vicdanım rahat asıl olay yastığa başını koyduğun da başlar ben rahat uyuyabilirim peki sen elini vicdanına koyduğunda uyuyabilcek misin?

Ama sen de bil kaybedecek hiç bir şeyim yok korkulacak kıvamdayım!



NOT=Burada ki orospu çocuğu küfürleri annelere değil annenlerin bir suçu olmadığı halde orospu çocuğu kelimesini karakter olarak benimseyen erkeklere sevgiler!

                                                     
                                                                                                                                       Hazel ŞEN

7 Nisan 2012 Cumartesi

Öğreniyorum...Gideni Sırtından Öpmesini


Sustum...

Bildiğim,gördüğüm hiç bir şeyi anlatamadım.Sigara yaktım seninle konuşmadıkça,yazılar yazdım sayfalarca,kabuslar gördüm...Uyandım sesini aradım,gülüşünü...

Biliyorum...

Güldün,anlamadın garip ve tuhaf geldi sana hissettiklerim,karşılık veremedin.Bahaneler ve nedenler arasın da ki bağlaç oldum.

Bekliyorum...

Herşeyi kabullenip.Hissediyorum seni konuşamasam da gitmekle kalmak arasında büyük fark vardı.Ben gidemedim.Sen hiç kendini benim yerime koymadın.Uzaklaşmalarına mantıklı nedenler buldun ,bana ne kadar mantıksız gelse de hepsini kabul ettim.

Umuyorum...

Seni benden alan neyse seni bir gün bana geri getirecek.Herşey o zaman daha farklı olacak sen benim olacaksın!

Sabrediyorum...

Uzaklaştığın gibi yaklaşmanı.Başka tenlere dokunmaktan vazgeçtiğin gün için.

Savaşıyorum...

Bilmediğin büyük bir savaş veriyorum kendimle,geçmişinle,yaptıklarıla.Kabul edemiceğim şeyleri kabul ettiğim için...Oysa senin teninde başkalarının dudak izi,kalbinde başkasının izi bunları kabul etmek için savaşıyorum.Ve ben bu savaşı kazanabilcek kadar güçlü müyüm?İşte bunu bilemiyorum sevgili.Benim misin? Bilemiyorum.

Öğreniyorum...

Gideni sırtından öpmesini.

                                                                           Hazel ŞEN

5 Nisan 2012 Perşembe

Bir gideni vardır bu aşkın,birde bekleyeni.


Bir gideni mi vardı bu aşkın?

Bu kadar fazla uzaklaşmış olamaz sana en yakın olan elini uzattığında tutamıcak kadar,kokusunu duyamıcak,sesini hissetmicek kadar uzağına gitmiş olamaz.Kendini gördüğün insan vardır cümleleri,sesi,bakışı herşeyi senin aynındır.

Zamansız gelmiştir hayatına hiç beklemediğin bir an da herşeyden vazgeçtiğin bir zamanda.Gelişi okadar keyiflidir ki yemekten sonra içilen sigara gibidir.Öyle işler içine sonra o gider yavaş yavaş, oturur gidişini izlersin ,dur diyemezsin, kal diyemezsin öylece baka kalırsın.

Geçmişini düşünmeye başlarsın.Kimler gitmiştir ki senden ondan öncekilerle böyle bitmemiş midir?Ama sen ona daha doyamamışsındır, sen ona açsındır.O bunlardan habersiz kendi mantık kurallarına boyun eğerek seni bırakıverir.

Bazı geceler olur dua bilmeyen dilin dua etmeye başlar.Hayaller ardını alır,sonra mı?Yalvarışlarla dalarsın uykuna...

Acıtır canını sustukların,içine attıkların...Ama o hiç sormaz sana,belki de korkusundan...Korkarak yaşarsın bir aşkı ama gidişi cesurdur.

Birden bire o içinde ki çocuk büyür,adam olur.Çünkü bir çocuk masumiyeti kalmamıştır bu aşkta.Ardı arkası kesilir yaşanan herşeyin,tanıyamadığın bir kimliğe bürünür, başkalaşır, yabancılaşır...

Durursun anlamlar yüklersin gidişine.O sana ne gittim diyebilir ne de gitmiyorum.İnce bir ipin üstündedir bu aşk, senin o ipi çekmeye aşkın izin vermez, onun ipi çekmeye cesareti yoktur.Düşüş noktasını beklersin öylece.

Bir gideni vardır bu aşkın,birde bekleyeni.


                                                                                                    Hazel ŞEN

2 Nisan 2012 Pazartesi

Ölmeliydik Çocuk!


Hop dedik!

Durman gerekliydi,canımı yakma demiştim.Gitmen ve kalman arasında ki zamanı bilmeliydin.Kaldığında yaşıcaklarımızdan bir kadın için vazgeçmemeliydin.


Sevicektin çocuk! 


Sevişecektin belki de ama bana uyanıcaktın.İzlerini silecektin geçmişin öyle dokunacaktım tenine öyle öpücektim dudaklarını başkalarının izinin üstünden değil benim olacaktın!


Sarılacaktın çocuk! 


Durduk yere,hiç olmadık yerlerde,kemiklerimi kırarcasına,kokunu bırakarak üstümde.Sadece bana aitmişsin gibi,hiç bırakmıcakmışsın gibi.


Beklemeydin çocuk!


Birbirimize ait olacağımız zamanı.Düşünmemeliydin geçmişi ben sana baktığımda  gözlerinde sadece kendimi,sesinde ise beni duymalıydım.O'nu değil.Başkalaştık çocuk farkında olmadan başka aşklara böldük kendimizi.Ben seninken sen de bağışlamamalıydın kendini hiç bir aşka.


Ölmeliydik çocuk!


Yaşlanmalıydık beraber,torunlar,çocuklar derken 70'e merdiven dayamalıydık.Hala aynı aşkla bakmalıydık birbirmize o zaman belki gözlerinde sadece ben olurum tenin de,kalbin de.Ve bir gece birbirmizin kollarında son bulmalıydı nefesimiz beraber ölmeliydik çocuk!




                                                                                                                  Hazel ŞEN